Gaius Julius Caesar’ın Roma Yönetimine Geçişi

Tarihte yer alan çoğu komutanın örnek aldığı, idari ve askeri anlamda bir deha olan Julius Ceasar Roma yönetimine nasıl geldi?


M.Ö. 13 Temmuz 100 tarihinde doğan Gaius Julius Caesar, babasının adını almıştır. Aile adı olan Julius, Roma’da oldukça bilinen ve saygıdeğer bir isimdi. Hatta güzellik tanrıçası Venüs’ün oğlu olan Troy Prensi Aeneas’ın soyundan geldiklerine inanılırdı. Böylesine büyük ve prestijli bir ailede doğan Caesar için ise hayat hiç kolay olmayacaktı. Çocukluğu hakkında fazla bir bilgi bulunmamaktadır. Kendisi 14-15 yaşlarında iken babasının vefatı ile ailenin başına geçmiştir. Babası Asya kıtasında idari yönetici olarak Roma’ya hizmet ediyordu. Bu dönemde Roma’da bir iç savaş patlak vermişti. Bu savaş İtalyan şehir devletleri ile Roma Cumhuriyeti arasındaydı. Çatışmalar büyüdü ve bir iç savaş haline geldi. İç savaşın tarafları ise Lucius Cornelius, Sulla Felix ve Gaius Marius idi. Her ne kadar kan bağı olmasa da Gaius Marius ile bir akrabalığı bulunan Caesar için bu savaşın gidişatı farklı bir öneme sahipti. Savaşın sonucunda ise Caesar’ın ve ailesinin korktuğu oldu. Sulla savaşı kazanarak Roma Cumhuriyeti’nin liderliğini ele geçirdi. 

Sıkıntılı bir evlilik yaşadı!

16 yaşında iken Cornelia ile evlenen Caesar, iç savaşın sona ermesi ile yeniden hedef oldu. Çünkü Cornelia'nın babası ile Gaius Marius ittifak içerisindeydi. Savaşı kazanan Sulla, Caesar'ın Cornelia ile olan evliliğini bozması için baskı yapıyordu. Hatta öldürmekle tehdit ediyordu. Bunun üzerine Cornelia ile kaçan Caesar iki yıl boyunca saklanmayı başardı. Bu iki yılın sonunda ise ailesindeki aristokratlar sayesinde canını ve evliliğini kurtardı. Ancak Sulla, Caesar'ın kendisinden intikam alamaması için onun tüm mirasına el koydu. Ardından da onu Roma'dan gitmesi için zorladı.

Bu ayrılık ise Caesar'ın hayatını büyük ölçüde değiştirdi. Hayatta kalmak için orduya katılmak zorunda olan Caesar ilk savaşına 19 yaşında iken katıldı. Midilli adasındaki bir isyanı bastırmak için Ege'ye yelken açtı. Caesar, buradaki üstün başarılarından dolayı Civic Crown (Sivil Taç) kazandı. Bu ödül gelecekte başaracağı şeylerin yalnızca ilk adımıydı. M.Ö. 78'de Sulla'nın ölümü ile Roma'ya dönse de ailesinin mirasını geri alamadı. Her şeyi kendi elleriyle yeniden kurmayı da bu dönemde kafasına koymuştu.

Eğitimine önem verdi.

Roma'nın gücü askerlerinden gelmekteydi. Bu yüzden tekrar nüfuzlu bir aile konumuna gelebilmek için askeri alanlarda başarılı olması gerektiğini biliyordu. Çalışmaları askeriye ile sınırlı kalmadı. Felsefe eğitimi almak için 25 yaşında Rodos'a doğru yelken açtı. Yolculuğu sırasında ise korsanlar tarafından esir alınarak fidye karşılığında teslim edildi. Rivayete göre korsanların elinde bir lider gibi davranarak kendisinin ve mürettebatın hayatını kurtarmıştır. Korsanların elinden kurtulup karaya adım attığı anda bir filo kiralamış ve onların peşine düşmüştür. Amacına ulaşınca da onları çarmıha germiştir.

Filozofluk eğitimi devam ederken Pontus Kralı Mithradates VI Eupator'un Roma'ya açtığı savaşa katılmak istedi. Bunun için kendisine bir birlik kiraladı ve savaşa katıldı. Burada da başarılar elde eden Caesar artık politik kariyerini kurmak için Roma'ya dönme hazırlıklarına başladı. Ancak dönüşünden kısa bir süre sonra Cornelia'nın vefat haberi ile ailesi kahroldu. Bunun üzerine siyasi bir evlilik yaparak Sulla'nın torunu olan Pompeia ile evlendi. Böylelikle Roma'daki en güçlü adamlardan biri olan Gnaeus Pompeius Magnus ile de akraba oldu.

Halkın Caesar'a olan desteği...

Aynı dönemde Liberya'da Aediles görevindeydi. Buradaki işi kısaca halk meclisini denetlemek ve bölgedeki huzuru sağlamaktı. Görevini üstün bir başarı ile yerine getirirken halkın desteğini kazanmaya çalıştı. Bu amacı için yaptığı hizmetler sonucunda büyük bir borç batağına sürüklendi. Ancak elde ettiği şöhret onun, 35 yaşındayken Pontifex Maximus ünvanını kazanmasını sağladı. Bu olaydan üç yıl sonra ise Pompeia ile boşanmak zorunda kaldı. Bunun nedeni ise Pompeia'nın kutsal kadın festivaline erkek sokmasıydı. 

Ardından M.Ö. 61 yılında ise İspanya valisi olarak atandı. Ancak halâ borçlarının tamamını ödeyememişti. Askeri harekatlara katılmayı sürdüren Caesar için beklenmedik bir fırsat çıkmıştı. Gladyatörlerin çıkardığı bir isyan kontrolsüz bir biçimde Roma'yı kasıp kavurdu. Buna karşın Roma, dönemin en zengin adamından ordu toplamasını istedi. Toplanacak olan orduya katılan Caesar ise Crassus ile tanışarak savaşta yararlı taktikler vererek cesurca savaşmıştır. Böylece Roma Consul'ünde yer almak için gerekli olan politik ve askeri desteği sağladı. M.Ö. 59 yılında ise Consul olmayı başardı. Aynı zamanda Crassus, Caesar'ın borçlarını kapatarak onu ekonomik bir refaha da kavuşturmuştu.

Crassus güç kazanırken en büyük rakibi Pompei ise bunu engellemek için elinden geleni yapmaktaydı. İki tarafta birbirini o kadar çok engelliyordu ki senato işleyemez hale gelmişti. Bu duruma çare olacak fikir ise Caesar'dan geldi. Roma'daki en güçlü adamlar birleşerek bir Triumvirate yani üçlü ittifak kuracaktı. Başlarda Pompei bu durumun kendi yararına olmadığını düşündü. Çünkü Caesar'ın Crassus'a bir borcu vardı ve herhangi bir fikir ayrılığında Crassus'un yanında olacağından çekiniyordu. Bu şüpheleri ortadan kaldırmak için Caesar'ın kızı Julia ile Pompei evlenmiştir. Bunun sonucunda Triumvirate gerçekleşti. Böylece bu üçlü ittifak Roma'yı tamamen kontrol etmeye başlamıştır.

Kaynak:
  • Abbott, J., & Hiperlink (Firm). (2017). Julius Caesar. İstanbul.
  • Beard, M. (2017). Death of a dictator. New Statesman, 146(5361), 28–33.
  • Corrigan, K. (2018). BRUTUS: CHARACTER ASSASSINATION: The man who conspired to kill Julius Caesar was not quite the friend to Romans and countrymen that his legendary status suggests. History Today, 68(3), 24–35.

Beğendiniz mi? Paylaşmayı Unutmayın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Komik Komik
0
Komik
Tatlış Tatlış
0
Tatlış
Sinirli Sinirli
0
Sinirli
Şaşkın Şaşkın
0
Şaşkın

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.