Astronotlar Uzayda Nasıl Nefes Alır?

Uzayda nasıl nefes alınır? Astronotlar hangi yöntem ile uzayda nefes alır?


Astronotlar ve kozmonotlar uzayda nefes alabilmek için hepimiz gibi oksijene ihtiyaç duyar, dolayısıyla da Dünya’dan gerekli oksijenin bir kısmını uzaya taşırlar. Çok kullanılan başka bir yöntem ise sudan elektrik geçirerek oksijen üretmektir. Bu yönteme kısaca elektroliz adı verilir. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki hava ve su aslında Dünya’dan oraya taşınmıştır. Bu hayati malzemeler, “Soyuz” adlı uzay aracının kapsülleri ile uzay üssüne nakledilir. Astronotlar ve kozmonotlar ayrıca “Russian Progress” ve “American Dragon” gibi insansız uzay araçları ile de hava temin ederler.

Uluslararası Uzay İstasyonu'nda bir nefes…

Ancak Dünya'dan gelen taze hava ve su, Uzay İstasyonu'nda uzun süre hayatta kalabilmek için yeterli değildir. Sağlıklı kalabilmek için alacağımız her nefes uzayda aynı zamanda bize yeni bir problem doğurur. Çünkü uzayda doğal bir oksijen kaynağı yoktur. Eğer böyle bir istasyonda yaşamak zorundaysanız, gerçekten ciddi miktarda geri dönüşüm önlemi almanız gerekmektedir. Tüketilen hava ve suyun bir kısmı yeniden kullanılmak üzere geri dönüşüme sokulur.

İdrardan geri dönüşümlü su!

Uzay İstasyonu'nda bulunan ileri teknoloji su geri dönüşüm sistemi, atık sudan, terden ve hatta idrardan bile saf içme suyu üretebilir. Böylece getirilen su tüketildikten sonra ter ve idrar yoluyla atılsa bile bu alet sayesinde ikinci kez kullanılır. Elde edilen su, aynı zamanda elektroliz yapılarak oksijene de dönüşür.

Elektroliz önemli!

Kimya derslerinizden de hatırlayacağınız üzere su molekülü, basitçe birbirine bağlanmış oksijen ve hidrojen atomlarından oluşur. Uluslararası Uzay İstasyonu'nda oksijen tedarikini sürdürmek için de Astronotlar ve kozmonotlar, sudan elektrik geçirmeyi içeren elektroliz adı verilen bir işlem kullanarak oksijeni hidrojenden ayırabilirler. Su, iki hidrojen atomu ile birleştirilmiş bir oksijen atomundan oluşur. Elektroliz bu bağları ayırır. Bu sayede ayrılan oksijen uzay üssü içinde depolanır, astronot ve kozmonotların yaşam alanlarında dünyadakine benzer bir iklim yaratmak için kullanılır. Yerçekimi olmadığından hareket etmek dünyadakine benzemese de hava mümkün olduğunca benzer.

Oksijeni depoladık, peki ya hidrojen?

Peki, ama kalan hidrojene ne olur? Astronomi bilgisi ve biraz kimya kullanılarak onu tekrar suya dönüştürebiliyoruz. Açığa çıkan hidrojen molekülleri, su ve metan üretmek için astronotların ve kozmonotların soluduğu karbondioksit ile birleştirilir. Böylece içmek için biraz daha su elde edilir. Metan gazı ise özel havalandırma deliklerinden uzay boşluğuna salınır. Bu işlemleri yapmak için gerekli elektrik enerjisi de ekolojik bir yolla sağlanır. Uzay İstasyonu’nun geniş güneş panelleri, güneş ışığını elektriğe dönüştürdüğü için, Uzay İstasyonu’nda güç sorunu yaşanmaz.

Saniyede yedi kilometreden daha hızlı yol alan bir uzay aracında, insanların Dünya'nın 400 kilometre üstünde bir yerlerde yaşadığını düşünün. İşte bu koşullarda insanları, yaptıkları araştırmalardan dolayı da bir anlamda geleceğimizi uzayın zorlu ortamında ayakta tutan şey akıllıca planlanmış bu geri dönüşüm programı.


Beğendiniz mi? Paylaşmayı Unutmayın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Komik Komik
0
Komik
Tatlış Tatlış
0
Tatlış
Sinirli Sinirli
0
Sinirli
Şaşkın Şaşkın
0
Şaşkın

0 Yorum