Küçük Sherlock: Enola Holmes | Film İncelemesi

Sherlock Holmes'ün varisi, küçük dedektif Enola Holmes!


Netflix'in yeni filmi Enola Holmes, 23 Eylül 2020'de izleyenlerle buluştu. Sherlock Holmes'ün kardeşi olan Enola Holmes'ün hikayesini izlediğimiz filmde Enola'nın, annesinin sözlerini dinleyerek özgür bir kadın oluşunu ve abisi Sherlock'un yolundan giderek amansız bir dedektife dönüşmesini izliyoruz. Enola karakterini canlandıran Millie Bobby Brown'ı Stranger Things'teki rolünden tanıyabiliriz. Kendisi bu rol için biçilmiş kaftan diyemeyeceğim fakat yine de hakkını vermeyi başarmış. 

Sherlock karakterini Netflix severlerin The Witcher'dan tanıdığı Henry Cavill canlandırıyor. Film, Enola'nın üzerine kurulduğu için Sherlock'u daha çok Enola'ya tavsiye verirken ya da zekası ile imrenirken görüyoruz. Mycroft Holmes karakterini canlandıran Sam Claflin'i ise Açlık Oyunları serisinden hatırlayabilirsiniz. Bu üç kardeşin annesini ise Fight Club'tan hatırlayacağımız Helena Bonham Carter oynuyor. Kadrosu tanınmış ve işinde başırılı oyunculardan oluşuyor.

Nancy Springer tarafından yazılan kitap serisinden ilham alınan Elona Holmes filmi, 2 saate yakın uzunlukta. Süre olarak yeterli olduğunu düşünüyorum. Filmin uzunluğu ne çok kısa ne çok uzun. Anlatılmak istenen abartısız ve gereksiz uzatmalara maruz kalmadan anlatılmış.

Filmde Mycroft karakterini kötü olarak tanımlayabiliriz. Kendisi Enola Holmes'u gitmek istemediği bir okula zorla göndermeye ve hayatını yönetmeye çalışıyor. Sherlock'u ise kurtarıcı olarak görebiliriz. Enola bu iki kişi arasında kendi yolunu çizmeye çalışırken bir anda doğum gününde evden kaçan annesini arama yoluna koyulma planı yapıyor. Annesini bulmaya çalışırken ise farkında olmadan çözeceği ilk vakaya adım atmış bulunuyor. 

Enola için Sherlock'un çocuk ve kadın hali diyebiliriz. Bakış açıları ve olayları çözme biçimi Sherlock ile aynı. Kendisi de zaten Sherlock'un en büyük hayranlarından biri. Filmde Enola karakterinin fazlaca dördüncü boyutu kırdığını görüyoruz. Dördüncü boyut filmlerde karakterin izleyenlerle konuşmasına ya da kameraya bakmasına, kısaca herhangi bir şekilde izleyenlerle film sırasında bağlantı kurmasına deniliyor. Filmi ciddiyetten de biraz uzaklaştırdığını söyleyebiliriz. 

Filmin biraz daha ciddi olmasını bekliyordum fakat daha çok gençlere hitap eden bir film olmuş. Bu karakterleri daha soğuk bir olayın içerisinde görmek gerçekten çok daha eğlenceli olurdu. Enola'yı konu edinmesi soğuk ve daha karanlık bir temada olmaması için de bir sebep tabii ki. Uzun bir yolculukta keyifle izlenebilecek çerezlik bir film. Şunu da belirtmeliyim ki Henry Cavill'ı Sherlock üzerine odaklanmış bir filmde izlemek gerçekten eğlenceli olurdu.

Şimdiden iyi seyirler!

Fragmanını izlemek için:


Beğendiniz mi? Paylaşmayı Unutmayın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Komik Komik
0
Komik
Tatlış Tatlış
0
Tatlış
Sinirli Sinirli
0
Sinirli
Şaşkın Şaşkın
0
Şaşkın

0 Yorum