Kısa Hikayeler: Kafasındaki Düşünceleri Atamayan Adam

Yoksa güzellik, çirkinlerin elinde mi yazıldı?


Adam yürümeye, insanların arasına karışmaya başladı. Önce asansörün gelmemesi fikrini kafasından çıkaramadı. Neden bu güzel insanlar apartmanlara hapsolmalılar ki? Neden o karanlık, bazen loş ışık altında ev dedikleri yere gitmek için bu mekânlardan geçmeliler ki? Sıkıştık ve bunaldık. Apartmanları boyayınca elimize ne geçiyor? Dışı mı bizim için önemli? Doğru, güzel gözüküp içimizi açmamamız lazım. Açınca o loş ışığı kaybetme korkusu…

Ne kadar da mutlular! İçleri de mi mutlu? Sen de mi mutlusun, yürüyen insan? Benim içim mutlu ama dışım değil. Sizinkinin tam tersi! Doğru dürüst yürüyemediğim, rol yapamadığım için affedin beni. Sadece ölümden korkuyorum. Sizin korkmadığınızı biliyorum ama düşünseniz siz de korkarsınız.

Sizin pencereniz güneş de alıyordur. Benimki almıyor, ondan üşüyorum. Geçen sene görmüştüm sıkışıklığı bir ev için. Nasıl ele verebilirdim ki kendimi size? Ben olsam apartmanda yaşamazdım ama ben değilim işte, sorun da burada.

Keşkelerimizi kenara bırakalım canım. Olan olmuş, biten bitmiş. Biz bu hayatı seçtik diyelim. Bu kötü ve kötüye giden hayatlarımızı... Her sene kendimizi kilitlediğimiz odalarda bulunalım. Gerçekten kaç para hayatımız veya kaç paralık adamlarız? Bu kadar seferberliği boşuna mı yaptık? Yok mu bir babayiğit, evet diyecek? Benim kafam karıştı. Bundan başka hayat bilmiyorum. Evet dilimde kalıyor, söyleyemiyorum. Kendimi de inandıramıyorum. İşte öyle, sessizlik en büyük küfürdür.

Birden aklıma gelip falezlerden atlamaya giderken bana hangi tür çay vereceksin? Gel beraber atlayalım, boş ver çayı. Sadece mutlu olmak istemiştim veya istemedim. Ben mutlu olmayı bilmem ki! Sadece nasıl mutlu olunur yolunun yolcusuyum. Bunların hepsi aynı anlam mı? Yoksa güzellik, çirkinlerin elinde mi yazıldı?

Bir tutam aldım buradan, geri koydum siz utanmayın diye. Teşekkür etmekten yoruldum, her gün kalkıp gitmekten, geri dönmekten, güzel sözler söyleyememekten, aldığım çiçekleri sulayamamaktan... Böyle bir günde yaşadığımdan utanıyorum. Umut bu topraklarda yeşerdi ama artık ölme vakti geldi.

-Ustam, fazla akbilin var mı? Benimki bitmiş, rica etsem acaba?

-Buyur geç, ben hallederim.

İnsanların arasından geçen adam, durağa gelmiş ve otobüse binmişti. Kafasındaki düşüncelerini atamadan...


Beğendiniz mi? Paylaşmayı Unutmayın!

0

Sizin Tepkiniz Nedir?

Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Komik Komik
0
Komik
Tatlış Tatlış
0
Tatlış
Sinirli Sinirli
0
Sinirli
Şaşkın Şaşkın
1
Şaşkın

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir