Cehennemden Kaçış: Hades | Oyun İncelemesi

Hades'in oğlunun ateş krallığından kaçışı ne kadar zor olabilir ki?


Hades benim en sevdiğim oyun türüne sahiplik yapıyor. Rouge-like zindan temizleme bu aralar acayip keyif aldığım bir konsept. Belki de diğer oyunlara nazaran biraz daha sade olmasından dolayı bu kadar hoşuma gidiyordur.

Zindanlara girip ölüp ölüp kendimizi geliştirdiğimiz bu konsept, bu kadar kolay özetlenmesine rağmen oyundan oyuna sizi bayağı şaşırtacak özelliklere sahip. Haydi gelin, bu oyuna biraz daha detaylı bakalım!

Hades'in oğlu Zagreus'u oynadığımız bu oyunda amacımız yeraltı dünyasından kaçarak Olympos Dağı'na ulaşmak. Bu yolda da babamızın bizim için koyduğu engellerin üstesinden gelmemiz gerekiyor. Amcalarımız, kuzenlerimiz de bize yardım etmekten çekinmiyorlar. Neden kaçtığımız ise oyunu oynadıkça ortaya çıkan bir detay, o yüzden bu konuya değinmek istemiyorum. 

Yunan Mitolojisi etrafında dönen bu konsept, çizimleri ve çeşitli mitolojik karakterleriyle size gerçekten konsept üzerine ne kadar hazırlanıldığını anlatmaya yetiyor. Geliştirici Supergiant Games'i bu konuda takdir etmemek elde değil. 

Ölme konusuna gelecek olursak... Rouge-like bir oyudan da beklendiği gibi doğal olarak öldüğümüzde bütün ilerlememizi kaybedip en baştan başlıyoruz. Kendimizi geliştirebileceğimiz bir çeşit puan hariç her şeyi... Bu puan ile canımızı, kullandığımız silahın hasarını arttırabiliyoruz. Merak etmeyin! Tabii ki her seferinde de aynı zindanlara girmiyorsunuz. Farklı yaratıkların karşınıza çıkabileceği farklı farklı zindanlara giriyorsunuz. Bu da oyunu oynanır kılan bir özellik.

Kullanabileceğiniz farklı silahlar var fakat oyun daha erken erişimde olduğu için bu silahların hepsinden bahsedemeyeceğim. Kılıç, mızrak, kalkan ve yay başlangıçta erişebildiğiniz, tanrılar tarafından yolunuzun üzerinde kutsanacak silahlar. Her birinin farklı kombo şemaları, farklı özel saldırıları var. Oyun çeşitliliğini bayağı arttıran güzel bir durum olmuş. 

Tanrılar bize tam olarak burada yardım ediyorlar işte! Yanımıza gelip savaşamıyorlar çünkü yeraltı dünyasına girdiğinde çıkış yoktur. Biz ise imkansız olan bir şeyi yapmaya çalışıyoruz sonuç olarak. Birkaç yardım tabii ki de gerekecek. Zeus, Poseidon, Athena ve daha fazla tanrı sizle iletişime geçerek size ya da kullandığınız silaha birkaç yardımda bulunuyor. Fakat öldüğünüzde bunlar da gidiyor doğal olarak. Ölmek diyoruz ama aslında tam olarak ölmüyorsunuz. Şöyle düşünebiliriz ki ölen insanlar yeraltı dünyasının bir parçası haline geliyor. Biz ise doğduğumuzdan beri yeraltı dünyasının parçasıyız ve bu yüzden teknik olarak ölmüyor, sadece en başta bulunan Hades'in evine geri dönmüş bulunuyoruz.

Oyun hafif de olsa ciddiyetten uzak ve açıkçası bu benim oldukça hoşuma gitti. Ana karakter, her seferinde kanı kaynayan bir genç olduğunu bize gösteriyor. Babası Hades ile alaycı konuşmaları, karşısına gelenlerle flörtleşmeleri... Hepsi ufak fakat eğlendiren dokunuşlar olmuş.

Tasarımına tekrardan değinmek istiyorum. Uzun zamandır çizim ve grafik olarak beni içine çeken pek oyun görmemiştim. Bu oyunun benzerine önceden rastlamamış olmama rağmen sanki normalde de bildiğim bir tasarım türü gibi geldi ve çok beğendim. Yunan Mitolojisi karakterlerine bu çizimler cuk oturmuş diyebiliriz.

Öl, yaşa ve tekrar et şeklinde özetleyebileceğimiz, babamızdan kurtulma oyununu kesinlikle öneriyorum. Aklınızda erken erişimde olduğu da bulunsun, oyunun tam potansiyelini ilerleyen zamanlarda göreceğiz. Fiyat olarak biraz fazla olsa bile teknik olarak sürekli oynanabilecek bir oyun olduğundan dolayı fiyatının hakkını uzun vadede kesinlikle vereceğini düşünüyorum. Şimdiden iyi oyunlar!

Oyunun fragmanına buradan ulaşabilirsiniz!


Beğendiniz mi? Paylaşmayı Unutmayın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Komik Komik
1
Komik
Tatlış Tatlış
2
Tatlış
Sinirli Sinirli
0
Sinirli
Şaşkın Şaşkın
1
Şaşkın

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir