Yeme Bozuklukları Nedir?

Yeme alışkanlıkları sadece vücudumuzun kimyasını değil aynı zamanda tüm hayatımızı etkiliyor. Peki yeme içme alışkanlıkları bizi nasıl değiştiriyor?


İnsanların fiziksel görünümlerine oldukça fazla önem verdikleri bir çağda yaşamaktayız. Fiziksel olarak mükemmel bir görünüme sahip olmak için kişiler beslenme alışkanlıklarını yeniden gözden geçirmeye başladılar. Fiziksel görünümü takıntı haline getirmeden fit bir vücut istemek, tabii ki doğal bir düşünce. Her gün aldığı kiloları hesaplayan veya vücudu hakkında olumsuz düşünmeye başlayan kişilerin psikolojileri olumsuz yönde etkilenmektedir. Spor salonlarında fazlalıkları gidermek adına yapılan egzersizler sonucunda sağlıklı bir şekilde fit vücuda kavuşulabilir. Sonuçta sağlıksız bir vücut kimsenin istemediği bir durumdur.

İnsanlar kilolarını ve fiziksel olarak beğenmedikleri yanlarını takıntı haline getirdiklerinde bu durum bir takım ruhsal sorunlara sebebiyet verebilmektedir. Bugün tıp bilimi ve psikolojinin ilgi alanına girmiş olan yeme bozukluklarının başında ise Anoreksiya Nervoza” ve Bulimia Nervoza” gelmektedir. Oldukça yaygın olarak karşılaşılmaya başlanılan bu iki durum ciddi bozuklukların ilk sinyalleri olarak algılanmalıdır.  

Genellikle ergenlik çağındaki bireylerde sıklıkla görülen bu iki rahatsızlık, kişinin fiziksel olarak kendini yeterli ve güzel görmemesinden kaynaklanmaktadır. Ergenlerde fiziksel kimliğin ön plana çıkması bu yaş grubunda bu iki rahatsızlığın ortaya çıkmasındaki en büyük etkendir. 

Kadınların fiziksel görünüşe, erkeklere oranlar daha çok önem veriyor olması bu iki rahatsızlığın ergenlerden sonra kadınlarda daha fazla görülmesinin başlıca sebebi olarak değerlendirilebilir. Güzel bir vücuda sahip olmayı bir gereklilik hatta bir şart olarak görmeye başlayan kadınlar, bu rahatsızlıklara yakalanabilmekte ve sonucunda ciddi boyutlarda sorunlar ile karşılaşabilmektedirler. 

Bu iki hastalıkta, kişinin yemeye ve kendini doyurmaya olan yaklaşımları birbirinden farklılık gösterir. Anoreksiya yaşayan kişiler kilo vermek ve fit görünmek adına yemek yemeyi bırakabilirler veya ciddi oranlarda bu eylemi azaltabilirler. Bulimia’da ise durum biraz daha karmaşık bir şekilde seyreder. Kişiler aşırı bir biçimde periyodik olarak yemek yeme dürtüsü ile karşılaşırlar. Yemek yeme eyleminin ardından kişiler büyük bir pişmanlık hissi ile baş etmek zorunda kalırlar. Bunun için uyguladıkları çözüm kusarak yedikleri yiyecekleri vücutlarından uzaklaştırmak olur. Yemek yeme bozukluğu yaşayan kişiler sürekli olarak fiziksel olarak iyi göründükleri yönünde çevrelerinden tasdik beklerler.

Anne ile olan bağda zayıflık ve yeme bozuklukları ilişkisi!

Yemek yeme bozukluklarının temeline inildiğinde kişinin anne ile olan ilişkisine bakmak gerekmektedir. Kişinin yeterince duygusal olarak doyuma ulaştırılmadığı hallerde yemek yeme bozukluklarının ortaya çıkma ihtimali de artmaktadır. Yaşamın ilk yıllarıyla birlikte bebekler, kendi bedenlerini ve annesinin bedenini ayırt etmeye başlar. Yaşanılan annesel doyumun bebeği mükemmel kıldığı yapılan araştırmalar ile ortaya konmuştur. 

Anoreksiya ve bulimia yaşayan kişilerde ciddi psikolojik ve fizyolojik sorunların ortaya çıkması an meselesidir. Bu iki hastalıkta vücut şiddetli ve hatta hayati boyutlarda zarar görmeye başlayabilir. Ciddi bir biçimde yaşanılan kilo kayıpları, uykusuzluk hastalığının oluşması ve bağırsak sistemlerinde yaşanılan sorun neticesinde kabızlık, baş dönmeleri ve sağlıksız bir cilt görünümü bu iki hastalığın var olduğunu düşündüren sebepler arasında yer alırlar.


Beğendiniz mi? Paylaşmayı Unutmayın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Komik Komik
0
Komik
Tatlış Tatlış
0
Tatlış
Sinirli Sinirli
0
Sinirli
Şaşkın Şaşkın
0
Şaşkın

0 Yorum