Kuşaklar Arası Travma Aktarımı Nedir?

Yaşadığınız travmaya karşı verdiğiniz tepkilerin atalarınızdan size miras kalmış olabileceğini biliyor muydunuz? İşte detaylar!


Kişinin bulunduğu ruh halinde, genlerini aldığı anne ve babasının geçmişte yaşadıkları büyük önem taşımaktadır. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki sorunlu bir geçmişi olan anne ve babaya sahip kişilerde psikolojik sorunların ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir. Bu durumu araştırarak bir isim bulan psikiyatri uzmanları, “kuşaklar arası travma aktarımı” tabirini uygun bulmuşlardır.

Bir travmanın kişileri takip eden nesilleri etkisi altına alması olayı olarak da açıklanabilen bu durum, her travma yaşamış kişinin gelecek nesillerine aktarılacak bir durum olarak görülmemelidir. Bahsedilen konu çoğunluğu ele almaktadır. Geçmişte kötü deneyimleri olmuş kişilerin kendilerinden çoğalan nesil için bıraktıkları bu durum, travma yaşamış ebeveynin çocuklarında stres altında ortaya çıkmaktadır. Genetik dizilimi etkileyen bu durum pek çok araştırmaya konu olmuş ve araştırmalar sonucunda geçmişinde kötü anılar biriktirmiş ebeveynlerin çocuklarının genetik dizilimi ile geçmişi nispeten daha rahat geçmiş ebeveynlerin çocuklarının genetik diziliminin farklılıklar gösterdiği ortaya konmuştur. 

Çalışmaların aile içi şiddet ve çocuk istismarı gibi konularda genişletildiği günümüzde, edinilen bilgiler ışığında gelecek nesillerin sorunlarının üstesinden gelinmesi hedeflenmektedir. Kişilerin yetiştirilme tarzı odak alındığında ebeveynler ve çocukları arasındaki ilişkilenmenin ve ebeveynin travma işleme konusundaki tutumları sonraki nesil için oluşacak travmada deneyim sağlamaktadır.

Travma aktarımında aktif olmayan genlerin önemi nedir?

Psikolojik ve biyolojik çalışmaların ışığında ilerleyen travma aktarımı, epigenetik etkileşimin de burada etkisi olabileceğini bizlere sunmaktadır. Ebeveynlerin olası bir travma karşısında edindikleri tutum, çocuğun ruh dünyasına kodlanmakta ve çocuk daha sonraki hayatında aynı tür bir travma ile karşılaştığında ebeveyni ile aynı tavırlar sergilemektedir.

Epigenetik modifikasyonlar kişilerin genetik dizilimlerinde var olan ancak aktif olarak rol yapmayan dizilimler olarak karşımıza çıkmaktadır. Çeşitli çevresel faktörlerin bu genleri aktif hale getirdiği yapılan araştırmaların sonucunda gözlenmiştir. Çocukların kan bağı ile bağlı olduğu travma sahibi açık bir biçimde çocukta bu durumu gözlemleyemese dâhi çocukta travmanın oluşturduğu psikolojik çıktılar görülebilmektedir.  

Travmalar ile baş etme mekanizmalarımız da genlerle aktarılıyor!

Kişilerin karşılaştıkları travmalar ile başa çıkabilmeleri gelecek nesillerine ışık tutuyor. Araştırmalar gösteriyor ki kişiler, karşılaştıkları büyük felaketler ile bu felaketlere karşı uyguladıkları baş etme yöntemlerini gelecek nesillerine de genleri vasıtasıyla aktarmakta. Kişilerin felaketlere veya sorunlara karşı gösterdikleri tutumlar çocukları tarafından kodlanıyor. Çocuk ilerideki yaşamında benzer bir sorun ile karşılaştığında bu kodlamadan yardım alarak sorunla mücadele ediyor. Oluşan stres ve duygu bozukluklarını kodlanmış bu yapılanma ile çözüme ulaştırıyor. Bu konuda uzman yardımı almak istediğinizde tedavi sürecini etkileyecek pek çok unsur bulunur. Bunların başında ise kişinin travma aktarımı konusunda bilinçli olması geliyor. Bu bilinç hem terapistin hem de danışanın kısa sürede önemli yol almasına yardımcı olur. Gelecek nesillerin daha sağlıklı bir ruh haline sahip olması için ebeveynlerin bugünkü tutumlarının çok önemli olduğunu bizlere gösteren araştırmalar gelecek nesillere yardımcı olmayı amaçlamaktadır.


Beğendiniz mi? Paylaşmayı Unutmayın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Komik Komik
0
Komik
Tatlış Tatlış
0
Tatlış
Sinirli Sinirli
0
Sinirli
Şaşkın Şaşkın
0
Şaşkın

0 Yorum