Jeanne d’Arc: Efsane mi Gerçek mi?

Cadılıkla suçlanan savaşçı bir kadının azizeliğe uzanan hikayesi


(Joan of Arc in Battle, by August Gustav Lasinsky)

Tarih, savaş meydanıdır. Güç savaşları, ego savaşları, toprak, bağımsızlık savaşları ve niceleri… Bu savaşlar beraberinde antlaşmaları, ganimetleri, kayıpları ve kendi kahramanlarını da getirir. Kahramanlar zorlu yollardan geçer. Bazıları hak ettiği değeri görürken bazı kahramanlar ise ülkeleri tarafından adaletsiz bir şekilde cezalandırılmaya mahkum edilmişlerdir. 

İşte bu yazıda da tarihe damgasını vuran güçlü bir kadın kahramanı okuyacaksınız. İnandığı her şey uğruna savaşırken çok sevdiği ülkesinin kralı tarafından ihanete uğrayarak diri diri yakılan savaşçı Jeanne d’Arc’ın hikayesi sizlerle.

Jeanne d'Arc, 1412 yılında doğduğu sırada ülkesi Fransa ve ezeli düşmanları İngiltere Yüzyıl Savaşları içerisindeydi. Katolik inancı ile büyütülmüş, okula gönderilmeyerek aile mesleği olan çiftçilikle ve ev işleriyle uğraşmak zorunda kalmıştır. Bu sırada ülkesi, İngiliz ordu ve donanmalarına karşı arka arkaya yenilgilere uğruyor, savaşı kaybetme noktasına geliyordu. Fransa tam anlamıyla en karanlık dönemlerini yaşıyordu.

(Joan of Arc at the coronation of King Charles VII, by Ingres)

Jeanne d’Arc 12 yaşına geldiğinde azizelerin onunla konuştuğunu, Fransa’ya yardım etmesi konusunda vizyonlar gördüğünü iddia etmeye başlamıştır. Çeşitli kaynaklar bunun sebebi olarak bulunduğu savaş durumundan çok etkilenmesini göstermişlerdir. Jeanne, Tanrı’nın onunla iletişime geçtiğine inandı. Ülkesine zaferi getirebileceğine, Tanrı'ya dair sarsılmaz inancı hem onun hem de ülkesinin kaderini değiştirdi. 

16 yaşındayken evinden ayrıldı. Yolculuk boyunca içindeki saflık ve inanç ona destekçiler kazandırdı ve nihayetinde dönemin kralı olan VII. Charles’ın huzuruna çıktı. Yapılan görüşmeler sonucu Fransa Kralı ve din adamları Jeanne d’Arc’ın, savaş sırasında halkı bir arada tutan bir figür olduğuna karar vererek adeta krallığın koruyucu meleği olarak gösterdiler.

Jeanne d’Arc ona verilen izinle Fransa ordusu adına Orleans Kuşatması’na en ön safta, dönemde yasak olmasına rağmen bir erkek gibi giyinerek katılmıştır. Aldığı ağır yaralara ve büyük saldırılara karşı gösterdiği direncin tek sebebi yıkılamaz inancı ve o inanç peşinden giden cesaretiydi. Kazandığı büyük zafer Jeanne d’Arc’ı halkın gözünde kahraman yapmıştı. Ancak bu durumdan memnun olmayan Katolik Kilisesi ve Kral için bu savaşçının popülerliği sorun yaratmaya başlamıştı. 

1431 tarihinde Compiègne kentinde tuzağa düşürülür ve Burgonya güçlerine esir düşer. Söylentiler arasında kahramanın en yakın dostu olduğu ve tacını geri almasını sağladığı Fransa Kralı Charles'ın onu düşmanlarına özellikle yem ettiği düşünülmektedir. Jeanne, İngiliz yanlısı Beauvais Piskoposu Pierre Couchon'un başkanlığını yaptığı bir engizisyon mahkemesine çıkarılır. Tanrı ile konuştuğu için cadılıkla suçlanarak 19 yaşında, Rouen kentinde binlerce kişinin önünde diri diri yakılmasına karar verilmiştir.

(Joan of Arc's Death at the Stake, by Stilke, Hermann Anton)

Jeanne d’Arc, ölümünden 490 yıl sonra onu cadılıkla suçlayan aynı kilise tarafından azize olarak ilan edilir. Fransa’nın birçok kentinde heykelleri olan cesur savaşçının hayatı edebiyata ve sanata da ilham olmuştur. Son olarak bazı kaynaklar, Jeanne d’Arc’ın sadece Fransa halkının savaş sırasında umudunu yitirmemesi ve canlı kalması adına yaratılmış bir efsane olduğunu ileri sürse de unutulmamalıdır ki tarih adı duyulmamış birçok Jeanne d’Arc’ı içinde barındıran koca bir okyanustur.


Beğendiniz mi? Paylaşmayı Unutmayın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Üzgün Üzgün
1
Üzgün
Komik Komik
0
Komik
Tatlış Tatlış
0
Tatlış
Sinirli Sinirli
0
Sinirli
Şaşkın Şaşkın
0
Şaşkın

0 Yorum