Arjantin’in Evita’sı Olan Eva Peron Kimdir?

Arjantin'in en güçlü adamının karısı olarak başladığı politik kariyerinde karizması ile kocasını geride bırakan Eva Peron kimdir?


Eva Peron, Artantin’de Los Toldos adlı bir köyde Juan Duarrte ve Juana Ibarguren’in çocuğu olarak dünyaya geldi. Eva daha bir yaşındayken babası onları terk etti. Geride parasızlıkla boğuşmak zorunda olan bir kadın ve beş çocuk kalmıştı. Eva, annesi ve kardeşleri bölgedeki zenginlerin evine gündelik temizliğe giderek hayatta kalmaya çalışıyordu. Bu dönemde yaşadığı zorluklar ve ayrımcılıklarla ileride de mücadele edeceklerdi. Eşitsizlik ve işsizlikle hayatı boyunca kavga edecek ve yenecekti. Annesi, Eva’yı bir an önce evlendirmek istiyordu. Bu sırada Eva, okuldaki tiyatrolarda ve konserlerde boy gösteriyordu. Eva, artık karar vermişti, büyük bir oyuncu olmak istiyordu. Oyuncu olmanın yoluysa tek bir yerden geçiyordu: Buenos Aires.

Her şeyin başladığı yer: Buenos Aires.

Eva, Buenos Aires'e geldiğinde şehir 1929 Ekonomik Buhranı'ndan dolayı göç almıştı. Bir yanda şehirde tiyatrolar ve sinemalar açılırken diğer yanda da sefalet ve açlık kol geziyordu. Eva kısa sürede şehirde ikinci sınıf oyunlara çıkmaya ve modellik yapmaya başlamıştı. Daha sonra ülkenin en önemli radyosu olan El Mundo'da radyo oyunlarında yer aldı. Bir yıl sonra ise Radio Belgrano ile 5 yıllık bir sözleşme imzaladı. Daha sonra kazandığı paralar ile El Mundo'ya ortak olacaktı. 1943'te 6 bin pezo kazanmaya başlamıştı ve ondan daha fazla kazanan bir radyo sanatçısı yoktu. 

Film kariyeri ise kısa sürmüştü. Rol aldığı en önemli film La Cabalgata del Circo olabilir. Çünkü bu filmde dönemin en büyük kadın sanatçılarından biri olan Libertad Lamarque ile rol almıştı. Ancak Libertad Lamarque, Eva gibi ikinci sınıf bir oyuncu değildi. Ne film boyunca ne de sette Libertad Lamarque ile Eva yan yana geldiler. Eva, bunu hayatı boyunca unutmadı ve Lamarque'nin peşinden gitti.

Yükseliş: Eva, Eva Peron oluyor!

Eva'yı Evita yapan kişi, kocası Juan Peron'du. Kendisi 1943'teki darbede yer almıştı. Önce Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 1944'ten sonra ise eski görevine ek olarak Savaş Bakanlığı da yapmıştı. Evita ile 1944'te depremzedeler için Juan Peron'un oluşturtuğu yardım fonuna bağışta bulunan sanatçılar ile gerçekleşen bir galada tanışmışlardı.

Peron, o gece Eva'nın görünüşünden ve sesinden çok etkilenmişti. Eva da tanıştıkları geceyi olağanüstü buluyordu. Zamanla birlikte yaşamaya başlayan çift, aralarındaki sınıf farkından dolayı dışarıdan tepki çekmişti. Peron bu sözlere itibar etmeyerek Eva'yı kabine toplantılarına dahi götürüyordu. Eva'nın siyasi fikirleri ve politik görşleri bu dönemde yer etmeye başlamıştı.

Eva, kısa süre sonra eşinin propaganda sorumlusu olmuştu. Etkili ve dramatik söylemleriyle kocasının gücüne güç kattı. Fazla güçlendiğini düşünen rakipleri ise Peron daha fazla güçlenmeden onu indirmek istediler. Ancak rakiplerin hesaplamadığı bir şey vardı: Eva!

Eva Peron'dan Evita'ya...

Eva Peron'un Evita olmasını sağlayan ve halk arasındaki popülerliğinin ne denli büyük olduğunu gösteren yegane olay eşinin hapse girmesiyle gerçekleşecekti. Eva, daha öncesinde yaptığı faaliyetler sayesinde özellikle yoksul kimselerde muazzam bir popülerliğe ve üne kavuşmuştu. Bu popülerlik neticesinde başlattığı grevlerde milyonlarca işçiyi arkasına alarak hükümeti dize getirmeyi başardı. 1945 yılında hükümet baskılara daha fazla dayanamayarak Juan Peron'u serbest bıraktı. Böylece Eva, gücünü herkese kanıtlamış, dik duruşu sayesinde gücüne güç katmıştı.

1946 yılında seçimlere girmemesi için Peron'un bir mazereti yoktu. Zaten geçmişte aldığı görevler ve yaptığı icraatler sayesinde alt ve orta sınıftan oldukça destek görüyordu. Buna bir de Eva'nın desteği, karizmatik duruşu ve enerjisi eklenmişti. Juan, 1946 yılında yapılan devlet başkanlığı seçimlerini, şeçmenlerin %53,71'ini ve parlementodaki 79 koltuğun 54'ünü alarak kazanmış oldu.

Halkın sevgilisi Küçük Eva!

Juan Peron, seçimleri kazanınca devlet başkanı olmuştu. Peki, Eva mükafatsız mı kalacaktı? Asla! Seçimlerin ardından 1946 yılında Sağlık Bakanlığı görevine getirildi. Bu görev daha öncesinde de var olan popüleritesinin daha da artmasını sağlayacaktı. Görev süresi boyunca Eva, en çok yoksulluk ve işsizlik ile mücadele etti. Bu amaç doğrultusunda Eva Peron Vakfı'nı kurdu. Paralara resmi bastırılan Eva, adeta halkın kahramanıydı.

Eva'nın, 1947 yılında çıktığı Avrupa turu onu fazlasıyla etkileyecekti. İspanya'da dönemin Caudillo'su Fransisco Franco tarafından misafir edilip İspanya'nın en yüksek nişanı ile ödüllendirilecekti. İsviçre'ye gittiğinde ise taşlanacak ve tur boyunca giydiği kıyafetler eleştirilecekti. Bu tur Eva'nın önemli bir şeyi fark etmesini sağladı. Artık tam anlamıyla bir diplomattı ve görünüşüne her zamankinden daha çok dikkat edecekti. Bunlarla kalmayan Eva, Arjantin'in ilk kadın siyasi partisi olan Peroncu Kadınlar Partisi'ni kurdu. Bu parti o kadar büyüktü ki 1952 seçiminde Peron'u destekleyip oyların %63'ü ile ikinci kez devlet başkanı şeçilmesini sağlamıştı.

Ancak çoğu Güney Amerika ülkesi gibi Arjantin'de de demokrasi kavramı maalesef oturmamıştı. Eva, Juan Peron'u çok yüceltiyordu ve her Arjantinlinin onun için ölmeye hazır olması gerektiğini söylüyordu. Onu eleştirenleri ve politik düşmanlarını ise vatansever olmamakla suçluyordu. Hatta "Şiddete şiddetle cevap verilmeli. Bugün bizden bir kişi düşerse yarın onlardan beş kişi düşmeli!" gibi demeçler veriyordu. Ancak bunları söylerken her zaman kocasının arkasında olduğunu, bütün bunların onun sayesinde olduğunu belirtmeyi ihmal etmiyordu. Her konuşmasında kocasına değiniyor, ona teşekkür edip yaptıklarına şükrediyordu. Bunu yapmasının en büyük sebebi kendisinin alt tabakadan gelmesiydi. Eşi, üst zümreden bir askerdi kendisi ise bir çiftçinin kızıydı. Halk onu sevse de ordu ondan nefret ediyodu.

Son perde: Evita'nın gidişi

Eva, 1952 yılında kocasının şeçimi kazanmasıyla birlikte ulusun ruhani lideri olarak anıldı. Popülerliği hiç olmadığı kadar yükselmişti ve sadece 33 yaşındaydı. Ancak hiç beklenmeyen bir şey oldu: Eva, rahim kanserine yakalanmıştı. Rahmi alınmasına rağmen kanser, Eva'nın vücudunda hızla yayılıyor ve kaçınılmaz son geliyordu. Çok geçmeden o dönem için yeni bir tedavi yöntemi olan kemoterapi için Amerika'ya gitti. İlk kez bir Arjantinli kemoterapi görecekti.

Eva, 26 Temmuz 1952'de kanserden dolayı hayata veda etti. Arjantin'de milyonlar, kahramanları Evita için ağlamaya başladı. Sağlık Bakanlığı binasına Eva'nın boyunda bir mum yerleştirildi ve hey ayın 26'sında bir saat yakılması emredildi. Okullarda onu öven şiirler ve yazılar kaleme alındı. Restoranlar ve sinemalar kapatıldı, işçiler Papa XII. Pius'a Eva'nın azize sayılması için mektup yazıldı. Halk sadece bir bakanı değil, Küçük Eva'sını yani Evita'sını kaybetmişti.

Ancak ölümünden sonra bile onu sevmeyenler rahat durmadı. 1955 yılında ordu yönetime el koydu ve 1971 yılına kadar "Peronizm" yasağı uyguladı. Peronları anmak, adlarını söylemek bile yasaktı. Zavallı Eva'nın naaşı Arjantin'den İtalya'ya gönderildi ve Maria Maggi adıyla gömüldü. Tam 16 yıl sonra ordu, nihayetinde naaşın nerde olduğunu açıkladı. Eva'nın naaşı, İspanya'da sürgünde olan Juan Peron'un evine defnedildi. 1973 yılında Juan Peron, Arjantin'e döndü ve devlet başkanı şeçildi. Ancak 1974 yılında o da vefat etti. Onun yerine geçen ikinci karısı Isabel Peron, Eva'nın naaşını ülkeye getirtti.

Eva Peron yeri geldi kızdı, yeri geldi bütün bir ülkenin annesi oldu. İyisiyle kötüsüyle tarihten bir Eva geçti. Şüphesiz 20. yüzyılda Güney Amerika'nın en ünlü kadını oldu. Küçük bir köyün tek gözlü evinde sefil başlayan kısacık hayatı bir bakan olarak devam etti. Milyonların Evita'sı olarak acıyla memleketinden uzakta bir hastane odasında yaşamı son buldu.


Beğendiniz mi? Paylaşmayı Unutmayın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Komik Komik
0
Komik
Tatlış Tatlış
0
Tatlış
Sinirli Sinirli
0
Sinirli
Şaşkın Şaşkın
0
Şaşkın

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.