Türk Futbolu ve Gerileme Dönemi

Türk futbolunun çöküşe geçme sebeplerini madde madde açıkladık.


Ülkece kaybettiğimiz bir spor dalı olan futbolun ülkemizde gittikçe gerilemesinin sebeplerini madde madde açıklamaya çalışacağım. Maalesef her futbolsever gibi ben de ülkemizin futbol gidişatından memnun değilim. Milyonlarca lira harcanmasına, yatırım yapılmasına rağmen Avrupa arenasında yaşadığımız başarısızlıklar hepimizi üzdü ve hala üzmeye devam ediyor.

Şampiyonlar Ligi’nde Başakşehir, Avrupa Ligi’nde ise Sivasspor’un mağlup olmasıyla ülke puanımız düştü ve 13. sıraya geriledik. 

Sıralama:

1) İspanya – 82.569
2) İngiltere – 80.997
3) İtalya – 63.581
4) Almanya – 62.427
5) Fransa – 51.081
6) Portekiz – 41.759
7) Rusya – 37.049
8) Belçika – 33.700
9) Hollanda – 32.800
10) Avusturya – 31.825
11) Ukrayna – 29.500
12) İskoçya – 29.375
13) TÜRKİYE – 28.900
14) Danimarka – 27.375
15) Güney Kıbrıs – 27.250 

1. Yönetemeyen yöneticiler

Türk futbolunun başındaki en büyük sorunlardan biri yöneticilerimiz. Ülkemizin birçok spor dalında yönetici kadrolarında işin içinden gelmeyen, yaptığı yöneticilik mesleğinin eğitimini tamamlamayan insanların kulüpleri adına aldıkları kararlar, Türk futbolunu derinden etkiliyor. Kulüp başkanlarının yönetme becerisine, futbolla olan ilişkisine, aldığı eğitime göre seçileceği yerde başkanların cebinde ne kadar para olduğuna bakıldığı, siyasi gücünün ne kadar etki ettiği veya mafyavari hareketlerle "ben bu kulübün ağasıyım" moduyla seçildiği dönemdeyiz. İşin kötü tarafı yıllarca zengin başkanlar seçilmesine rağmen birçok Türk futbol takımının borç içinde yüzdüğünü görüyoruz. Hatta bu yönetemeyen yöneticiler öylesine ağır hasarlar verdi ki bazı kulüplerin borçları birçok devletin borcundan daha fazla. Türk futbolunu müteahhitlerin, tüpçülerin yönettiği bir ortamdan bahsediyoruz.

2. Basit altyapı sistemi

Son yıllara baktığımızda 14 yabancı kuralı sayesinde birçok yerli futbolcumuzun Avrupa kulüplerine transfer olduğunu gördük ancak bu sayı hala Avrupa kulüplerine oranla çok geride. Altınordu, Bursaspor gibi futbol kulüplerinin altyapılarına baktığımızda güzel işlerle karşılaşıyoruz ancak diğer kulüplerimize baktığımızda basit altyapı tesisleri, altyapı futbolcularına yeteri kadar önem verilmemesi, altyapı hocalarının maaşlarının asgari ücretin altında olması, kulüplerin altyapıya yapılan yatırımları gereksiz görmesi gibi birçok neden sıralayabiliriz. Ancak unuttuğumuz bir şey var ki Messi ve Ronaldo uzaydan gelmedi, onlar da bir altyapının ürünü…

3. Sürekli değişen yabancı kuralı

14 yabancı kuralının gelmesiyle birlikte Türk futbolcuların yurtdışına büyük meblağlarla transfer olduğuna şahit olduk. Bugün milli takımımızın ideal on birine baktığımız zaman oynayan futbolcuların çoğunluğu yurtdışında oynamakta. Bu kadar kötü altyapı sistemine sahipken bu başarının sırrını 14 yabancı kuralını getirerek kaliteli yerli futbolcuların öne çıkmasıyla açıklayabiliriz. Ancak sürekli değişen TFF başkanı ve kurulları, her yeni gelen başkanın sanki Türk futbolundaki tek sorunun yabancı kuralı olmasıymış gibi davranması ve bu kuralı komik bir biçimde değiştirmesi Türk futbolunun sürekli gerilemesine neden olmaktadır. Ayrıca kaliteli Türk futbolcu ile kalitesiz Türk futbolcu ayrımının yapılamamasına zemin hazırlamaktadır.

4. Kalitesiz transferler

Kulüplerimizin scout sistemlerine baktığımızda bazı kulüplerde doğru yapılanmaları görmek mümkün. Ancak scout transferlerini görmek pek de mümkün değil. Oyuncu arayışlarının menajerler üzerinden yapıldığı, sağlık kontrollerinin önemsenmediği, futbolla alakası kalmayan futbolcuların transferlerinin yapıldığı, transfer yapılırken mali kriterlerin haricindeki çoğu kritlerlerin önemsenmediği bir futbol ülkesindeyiz. Scout raporlarına bakmak yerine taraftar gazıyla veya menajerlerin elde patlayan futbolcusunu fahiş fiyatlarla pazarlamasıyla transfer yapıyorsak daha çook işimiz var!

5. Genç futbolculara süre verilmemesi

Ligimize baktığımızda genç futbolculara Süper Lig seviyesinde süre veren takım sayısı bir iki takımdan öteye gitmiyor. İngiltere’ye baktığımızda ise altyapıdan çıkan futbolcunun 18 yaşında bile olması onlar için genç oyuncu kotasından çıkmasına sebep oluyor. Avrupa takımları 16 yaşındaki futbolcularına güvenirken bizler 23 yaşına gelmiş futbolcularımıza güvenmekte sorun yaşıyoruz.

6. Sistemsizlik

En büyük eksiklerimizden belki de birincisi! Kulüplerimize baktığımızda her yeni gelen başkan büyük vaatlerle gelip bunları gerçekleştirmemesiyle meşhur oluyorlar. Zaten sistem vaatinden çok başkan olursam x futbolcuyu getireceğim gibi saçma vaatlerle seçime girip kazanmaktalar. Bugün maalesef çoğu Türk futbol kulübünün belli bir sistemi yok. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor gibi ülkemizin büyük kulüpleri, gelecekten çok günü kurtarma parolasıyla devam ediyor. Bunun başlıca nedeni biriken borçların geleceği tıkaması ancak kulüplerin borçlarını azaltmaya çalışmasından söz edemiyoruz.

7. Döviz kurlarının futbola etkisi

Sadece futbolun değil, ülkemizin en büyük sorunlarından biri haline gelen euro ve dolar’ın korkunç seviyeye gelmesi Türk futbolunu derin bir şekilde etkilemektedir. Kulüplerin borçlarının birçoğunun euro ve dolar ile geri ödenmesi yüzünden borç miktarlarında ciddi artış oldu. Futbolcu transferlerinde ödenen ücretleri de unutmamak lazım tabii. Artık eskisi gibi bonservis gücümüzün olmadığı aşikar. Bu nedenle kaliteli futbolcu transferinde eksik yaşıyoruz. Zlatan İbrahimovic’in dediği gibi “Kaliteyi ucuza alamazsınız.”

8. Futbolun içine siyasetin girmesi

Maalesef ülkemizde siyasi gücü bulunan insanların futbolla ilgisinin gerektiğinden fazla olması futbolumuza büyük zarar veriyor. Geçen sezon bir teknik direktörün siyasi bir problem yüzünden kulübünden ayrıldığı, belediyelerin kendi takımını kurduğu ve siyasi gücü arkasına alarak sponsporlar ve ayrıcalıklar elde ettiği, kulüplerin vergi borçlarının siyasiler tarafından silindiği, proje takımlarının emek veren takımlardan daha çok değer verildiği bir futbol anlayışıyla yönetiliyoruz. Elbette tesisleşme ve stadyum yapımında büyük devlet desteğinden söz etmemiz mümkün. Yıkık dökük stadyumların yerini, teknolojik ve yüksek standartlara sahip stadyumların aldığını ve bunun devletin verdiği destekle olduğunu biliyoruz ancak keşke bu kadarla sınırlı kalsaydı.

Kaynakça:


Beğendiniz mi? Paylaşmayı Unutmayın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Üzgün Üzgün
1
Üzgün
Komik Komik
0
Komik
Tatlış Tatlış
4
Tatlış
Sinirli Sinirli
0
Sinirli
Şaşkın Şaşkın
0
Şaşkın

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.