Tek Oturuşta Soluksuz Okuyacağınız 5 İnce Kitap

Reading slump döneminde olabilirsin. Uzun kitap okumayı sevmiyor da olabilirsin. Her durumda hoşlanacağın ince kitap önerileri seni bekliyor!


Bazılarına uzun kitaplar okumak bir süre sonra ağır gelir ve kendisini ince kitap arayışında bulur. Bazıları ise zaten uzun kitaplar okuyamadığı için tercihini ince kitaplardan yana kullanır. Peki, senin içindeki kitap kurdu ne alemde? Senin için bu yazımızda sıkmayan, birbirinden güzel ince kitaplar listeledik. Şimdiden keyifli okumalar!

  1. 5 Amok Koşucusu - Stefan Zweig


    Sayfa sayısı: 64

    1922 yılında yazılan bu eser, Zweig'ın uzun öykülerinden biridir. Yazar “amok” adı altında “cinnet” kavramını vurgulamıştır. Zweig bu kitabında ölüm, intihar ve sadakat konularını inceleyerek zaman yargılarına ithafta bulunmuştur.

    Amok Koşucusu, doktorluğun verdiği vicdani yardım ile insan olmanın verdiği hayvani dürtülerin arasında sıkışan bir adamın hikâyesidir. Kibirli bir tavır karşısında gururuna yenik düşen bir doktorun geri çevirdiği yardım talebiyle öykü ateşlenir. Sonrasında yaptığı gururdan pişman olan doktor, bu sefer yardım için saplantılı bir çaba gösterir. Böylelikle doktor, Malezya halkında rastlanan ve öldürücü delilik olarak tabir edilebilen amokun etkisi altına girer.

    Severek okuyacağınızı düşündüğümüz bu kitap, aynı zamanda size kendinizi sorgulatacak. Cümlelerin arasında kendinizi bulmayı unutmayın!

  2. 4 Altıncı Koğuş - Anton Çehov


    Sayfa sayısı: 68

    Çehov'un kaleme aldığı bu novella, bize kalırsa bir şaheser! Kitap 1892 yılında Russkaya Mısl dergisinde yayımlanıyor. Yazar, eserde toplumun ahlaki çöküntüsünün, hareket etmek yerine sorunu seyretme merakının ve duyarsızlığının altını çiziyor.

    Doktorun başına geçtiği hastaneyi düzgün bir yola sokmak istemesini fakat yılgınlığa kapılıp hedefinden caymasını okuyoruz. Doktor Andrey ile eğitimli bir paranoyak olan hasta Gramov’un tanışmasıyla kendinizi 6 numaralı koğuşta buluyorsunuz. Aydın bir paranoyak ve yalnız bir doktorun kurduğu etkileyici felsefik diyaloglarla ilerleyen süreç ilginç bir hal alıyor.

    Kendinizi o zamanın Rusya'sında bulacağınız eser, ülkenin sorunlarını uzaktan izleyen elitist Rus aydınlarının “deliliğini” kelimelerle resme döküyor. Çehov'un eserleriyle ortaya koyduğu her şey kelimelerin gerçekliğiyle vuku bulur. Bu da vuku bulan eserlerinden sadece bir tanesidir.

  3. 3 Savaş Sanatı - Sun Tzu


    Sayfa sayısı: 80

    Askeri strateji ve taktiğin temeli sayılan Savaş Sanatı, MÖ 6. yüzyılda yazılmıştır. Eserin sahibi Sun Tzu, komutan ve düşünürdür. İnsanlık tarihinin en eski ve en araştırılan stratejik eseridir. 13 bölümden oluşan eserde savaşın farklı yüzlerine yer verilmiştir. Günümüzde kişisel gelişim için dahi okunmaktadır. Kısa olmasının yanı sıra sanat, spor, siyaset ve bilim alanında birçok değerli isme rehberlik etmiştir.

    Harp sanatına vurgu yapılan bu eseri okuduğunuzda iş dünyasında neden kullanıldığını daha iyi anlayacaksınız. Okurken kendinizi farklı olaylarla bağdaştırabilirsiniz.

  4. 2 Uykusuzluk (Insomnia) - Henry Miller


    Sayfa sayısı: 63

    20. yüzyılın başkaldıranlarından olan Miller'ın kaleminden çıkan bu eser, 1967 yılında yazılmıştır. Bu dönemde 76 yaşında olan Miller, aynı zamanda suluboya eserlerinde de “Uykusuz Dizisi” dediği özel bir bölüm oluşturur.

    Henry Miller, tanıştığı Toki Hokuda adındaki kabare sanatçısına aşık olmuş ve aşkını kaleme almıştır. Ani yaşam enerjisi ve tutkunun dile getirildiği kitapta bir gece tuvalin karşısında sevdiğini düşünürken acısını resmeden, onun için çabalayan gururlu bir adamın hikâyesini okuyacaksınız. Çekinmeden, haşin bir dille duygulara yer verildiği için ara ara kendinizi melankolinin içinde bulabilirsiniz. İlişkisini, çabasını tüm başkaldırısından ayrılmadan dengeli bir dengesizlikle anlatan yazar sizi içine çekecek.

  5. 1 Kayıp Aranıyor - Sait Faik Abasıyanık


    Sayfa sayısı: 107

    Kayıp Aranıyor, Sait Faik'in 1953 yılında yayımlanan ikinci ve son romanıdır. Hala eser hakkında roman mı hikâye mi diye tartışmalar yapılıyor. Biz hiç bu tartışmalara girmeden direkt kitaba geçelim.

    Dünyanın çıkarcılığı ve dengesizliğinden bıkan Nevin, gazetecilik yapmaktadır. Balıkçı Cemal'e aşık olan Nevin'in aşkı karşılıklıdır. Çevrelerin Nevin ve Cemal aşkına tepkisi ise hoş değildir. Konsol kızı Nevin'i, aşık Nevin’i ve gazeteci Nevin’i gösteren eser arada kalmışlığı çok güzel simgelemiştir.

    Toplum ve burjuvanın yürüyüşüne ayak uyduramayan Nevin aslında yazarımızın yansımasıdır. Yazarın yansıması dememizin sebebiyse tamamiyle Sait Faik'inde arada kalmışlıkla arayış içinde olmasıdır. Sait Faik okumak ipte cambazlığa benzer; nasıl ipte sakin yürürse cambaz, Sait Faik'in kelimelerinde de öyle yürünmelidir.


Beğendiniz mi? Paylaşmayı Unutmayın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Komik Komik
0
Komik
Tatlış Tatlış
3
Tatlış
Sinirli Sinirli
0
Sinirli
Şaşkın Şaşkın
0
Şaşkın

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.